Coşkun & Ilgaz Hukuk Bürosu | Yargıtay Kararları
Coşkun & Ilgaz Hukuk Bürosu öncelikle avukatlık yasasına, mesleki kurallara, etik değerlere bağlı olarak mesleki faaliyetini sürdürmeyi, mesleğin onur ve saygınlığını korumayı ve bu faaliyetleri sırasında temel hak insan hakları ve özgürlüklere saygılı davranmayı taahhüt etmiştir.
15989
post-template-default,single,single-post,postid-15989,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-9.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-5.7,vc_responsive
 

Yargıtay Kararları

22 Kas Yargıtay Kararları

T.C
YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas: 2013 / 12-654 Karar: 2015 / 75 Karar Tarihi: 31.03.2015
ÖZET: Olay tarihinde çatıda çalışan işçinin baret, bot ve emniyet kemeri kullandığı, bu bilgilendirme ve uyarılara rağmen, üretimden sorumlu olup, mermerlerin kalitesini kontrol etmekle görevli olan, çatı veya çatıda yapılan işle ilgili sorumluluğu bulunmayan ölenin, işletme müdürü ya da fabrika sahibinden talimat veya izin almadan ve gerekli malzemeleri de kullanmadan sorumluluk alanı dışında bulunan ve daha önce hiç çıkmadığı çatıya çıkarak çatıda çalışan işçiyi polyester malzemeden yapılmış aydınlatma kısımlarına basmaması konusunda ikaz etmesine rağmen, kendi dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları sonucu aynı yere basarak düştüğü hususları göz önüne alındığında, neticenin ölenin kendi hareketi sonucu meydana geldiği, çatıya branda sermesi ya da yapılan işi kontrol etmek üzere çatıya çıkması hususunda ölene herhangi bir talimat vermeyen ve çalışanları sürekli gözetlemelerine imkan bulunmayan fabrika sahibi ve işletme müdürünün iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda yeterli önlem alınıp alınmadığını denetlemedikleri, uyarı levhalarını gerekli yerlere astırmadıkları veya fabrikada merdiven ya da seyyar bir platform bulundurmadıkları kabul edilse bile, bu hareketleriyle meydana gelen zararlı netice arasında nedensellik bağı bulunmadığı, çatıyla ilgili doğrudan bir faaliyet göstermeyen fabrikada çatı merdiveni ya da platform bulundurulmamasının da sonuca doğrudan etkili olmadığı, meydana gelen zararlı neticeye ölenin kendi hareketiyle sebebiyet verdiği, sanıklara izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, sanıklara kusur yükleyen bilirkişi raporlarının da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçtan beraatlarına karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, bir kişinin ölümüyle neticelenen iş kazasında sanıklara atfı kabil kusur bulunmadığı ve beraatlarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.(5237 S. K. m. 22, 40, 51, 62, 85) (6331 S. K. m. 3, 37) (2659 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 63) (YCGK 18.11.2014 T. 2014/12-179 E. 2014/499 K.) (YCGK 18.02.2014 T. 2013/12-10 E. 2014/80 K.) (YCGK 25.03.2008 T. 2008/9-43 E. 2008/62 K.) (YCGK 01.02.2005 T. 2004/9-213 E. 2005/3 K.) (YCGK 23.03.2004 T. 2004/1-12 E. 2004/68 K.)

Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık F..D..’un 5237 sayılı TCK’nun 85/1, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca bir yıl sekiz ay, sanık M.. U..’un ise aynı kanun maddeleri gereğince bir yıl dokuz ay yirmi gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve sanıkların cezalarının ertelenmesine ilişkin, Honaz Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2009 gün ve 43-276 sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 04.07.2012 gün ve 16621-16838 sayı ile;

“Ölenin görev alanında çatıyla ilgili hiçbir yetki ve sorumluluğu olmamasına rağmen branda çekme işini izlemek için çatıya çıkıp polyester kısma basarak beş metre yükseklikten düşmesi şeklinde gerçekleşen kazada, sanıkların atfı kabil kusurlarının olmaması karşısında, beraatları yerine cezalandırılmalarına hükmolunması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 25.01.2013 gün ve 1028-57 sayı ile;

“Dosya kapsamına göre, sanıkların mermer fabrikasının sahibi ve işletme müdürü olup, iş güvenliği kurallarının uygulanmasını sağlamakla ve denetlemekle yükümlü oldukları, suçlamaları kabul etmeseler de, bilirkişi raporları doğrultusunda müteveffanın ölümüne yol açan kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduklarından cezalandırılmaları gerektiği” şeklindeki gerekçeyle direnerek, önceki hükümde olduğu gibi sanıkların taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmalarına karar vermiştir.

Direnme hükmünün de sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2013 gün ve 114331 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.